T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
TOKAT / PAZAR - Tokat Pazar Şehit Osman Ateş Halk Eğitimi Merkezi

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerini Anma Günü

Türk savaş tarihine altın harflerle yazılan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerini Anma Günü…

GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİ

Türk savaş tarihine altın harflerle yazılan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerini Anma Günü…

Tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk milletinin kahraman evlatlarınca verilen, büyük bir mücadelenin adıdır Çanakkale…

Şairin ifadesiyle, Bedr'in aslanlarının kükrediği, ateşten bir imtihandır Çanakkale…

Kınalı kuzuların, gül bahçesine girercesine, şahadete atıldığı yerdir Çanakkale…

Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir milletin, varlığını ve bağımsızlığını devam ettirme savaşıdır…

Osmanlı Devleti'nin son döneminde olan bu savaş, I. Dünya Savaşı'nın önemli bir cephesini oluşturmaktadır. Bir tarafta yıllardır süren savaşların etkisiyle yorgun düşmüş, silahları eski ve yetersiz durumda olan Osmanlı ordusu varken; diğer tarafta güçlü sanayi ve teknoloji ile beslenen, kolay zaferler peşinde koşan, düşman kuvvetleri vardı. Bu nedenle, düşman kuvvetleri zamanın en güçlü deniz filosunu oluşturmuştu. Çanakkale, denizden geçilecek ve Osmanlı Devleti’nin tüm direnme gücü kırılıp, ülke parçalanarak, müşterek hedefe ulaşılacaktı. Asırlardır hükmettiği toprakları zamanla kaybeden, yorgun düşmüş Osmanlı’nın; o zamanki hali düşman kuvvetlerine zaferi yakın göstermekteydi.

Çanakkale sırtlarında savaş başladığında, düşman güçlerinde en modern kara ve deniz silahlarıyla, 506 top namlusu mevcutken; bizim birliklerimizde sadece 72 top bulunmaktaydı. 506 güçlü toptan atılan korkunç mermiler, boğazın iki yakasını toz-duman içerisinde bırakmış ve savaşın dehşet veren etkisi yüreklere dokunmuştu.

Âkif bu anı mısralarında şöyle tasvir eder:

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer…

Çanakkale Zaferi'nde ilk taarruzu gerçekleştiren Nusret mayın gemisidir. Elde kalan son 26 mayınla 8-9 Mart gecesi, düşman filosunu mağlûp ederek geri püskürtmüştür. Çanakkale Boğazı'nı denizden geçemeyeceğini anlayan düşmanın, karadaki harekâtı da başarısız olmuş ve kahraman Türk askeri düşman güçlerine "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ" dedirtmiştir.

Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil, milletimizin makûs talihini de yenmiştir. Bu çetin mücadelede, düşman güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardı. O da sadece silahlar değil, onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtı. İşte Edremitli Seyit de 270 kiloluk top mermilerini namluya sürerek, adını tarihe yazdıranlardan olmuştur. Bu güç başka neyle açıklanabilir ki? Bu inançtır ki esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve şeref addetmiş bir ulusun, istiklâl ve onurunu kurtarmıştır. Türk'ün ateşten gömlek giydiği bu mücadelesinde, yüce Türk milleti topuyla, tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki güce rağmen, yılmadan ve fedakârca kazanmıştır.

Çanakkale Zaferi, zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış, mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini almıştır. Bizlere böyle bir zaferin gururunu yaşatan, şehit ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Sözlerimi, onlara verilecek en güzel hediyeyi, veciz bir şekilde dile getiren milli şairimizin şu iki dizesi ile noktalamak istiyorum:

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber;
Sana kucağını açmış duruyor Peygamber…

 

Şehit Osman Ateş Halk Eğitimi Merkezi

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 18.03.2025 - Güncelleme: 18.03.2025 09:08 - Görüntülenme: 17
  Beğen | 0  kişi beğendi